"Kitap okumayı çok sevenlere, şiiri çok sevenlere, romanların içinde yaşayanlara, kendini roman personalarıyla özdeşleştirenlere devlet çok iyi bakmalı. Bizlere çalışmak zorunlu olmamalı, işimiz gücümüz yazılanları okumak ve de çok sevmek olmalı. Hatta bunun için mesela felaketlerde filan kadınlar ve çocuklar önceliğine üçüncü sıradan biz girmeliyiz, otobüslerde bize de yer verilmeli rahat rahat okuyabilelim diye
Özel ihtimam gösterilmeli bizlere
İnsanlar bir gün ne kadar ciddi bir konuyu ihmal ettiklerini anlayacaklar, dünya çok zor bir duruma düştüğünde onu kurtaracak olan güç bizde mevcut olacak ama bizi küstürmüş ve de güçsüzleştirmiş olacaklar. Çünkü okumak yerine çalışmış olacağız. Çok ağır sorumluluklar yüklemiş olacaklar. Çalışı.p para kazanmak, basit insanların vahşi, ilkel hırslarına maruz kalmak bizi çok yaralamış olacak. Evlilik, aile sorumluluğu, faturalar, son ödeme tarihleri, dini ve milli bayramlar, savaşlar, seçimler, küresel ısınma, yeni model ayakkabılar, çantalar, arabalar ve kredi kartları, banka çalışanları, ofis insanları, printerler üzerimizden tank gibi geçmiş olacak, ve dünyanın sonunu ne getirecek biliyor musunuz? Devasa bir zımba! Bir ucu yerde bir ucu gökte... Evet Deccalin bir zımba olacağını iddia ediyorum! Zımbalanan kâğıtların yani ağaçların ve çiçek özlerinden, köklerden yapılan mürekkeplerin intikamını almak için gelecek Dünyaya ve kıskacının arasına sıkıştırı.p yok edecek bizi. Tabi insanlık bizden medet umacak bu durumda, Deccalle konuşabileceğimizi, bir anlaşma zemini yaratabileceğimizi düşünecekler. Şimdi bizim kağıtlarla bu sıkı fıkılığımız, onlara verdiğimiz değer, onları sakınmamız zamanı geldiğinde işe yarayacak ama bizi çok gereksiz yere yordukları için yapacak hiçbir şeyimiz olmayacak, eğer önlem alınmazsa yarın çok geç olabilir!"
-
Yavuz Yildirim
* Cok degerli arkadasimin facebook profiline link veremedigim icin yazisini ve adini burada yayinliyorum kendisinin izni ile.












